İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
·
Son yıllarda hava kirliliğine bağlı olarak
atmosferdeki karbondioksit, kükürtdioksit ve metan gazı miktarı hızla
artmaktadır. Sera gazı olarak adlandırılan bu gazların ışığı soğurma özelliği
vardır. Bu gazların ışığı soğurması sonucunda daha fazla güneş ışığının
atmosferden çıkışı engellenir. Bu durum sera etkisinin artmasına ve dünyamızın
beklenenden daha fazla ısınmasına neden olur. Sera etkisindeki artışla birlikte
dünyanın ortalama sıcaklığı artar. Bu olaya küresel ısınma denir. Küresel
ısınmanın süreklilik arz etmesi küresel iklim değişikliklerini de beraberinde
getirir. Araç egzozlarından, ısınma amaçlı kullanılan yakıtlardan, fabrika
bacalarından atmosfere salınan sera gazları; küresel iklim değişikliklerinin
gerçekleşmesinde önemli rol oynamaktadır.
·
Bilim insanlarına göre küresel iklim
değişikliklerinin olası sonuçları ve neden olabileceği ekonomik, çevresel ve
sosyal sorunlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:
·
1.Dünyanın ortalama sıcaklığının artması, yağış
miktarında azalmaya neden olacaktır. Hava sıcaklığında görülen artış
beraberinde kuraklık, çölleşme ve erozyon gibi çevresel felaketleri
getirecektir. Dünyamız daha sıcak ve kurak iklim koşullarının etkisinde
kalacaktır.
·
2.
Dünyadaki önemli sorunlardan biri de kullanılabilir su kaynaklarının
azlığıdır. Dünyanın dörtte üçü su olmasına rağmen bu suyun çok azı
içilebilir nitelikteki tatlı su kaynağıdır. Dünyadaki ortalama sıcaklığın
artmasıyla birlikte tatlı su kaynaklarındaki suyun buharlaşma hızı artacak,
insanlar ve hayvanlar içme ve kullanma suyuna ulaşmada sıkıntı yaşayacaktır.
·
3. Dünyadaki ortalama sıcaklığın artması,
insanların ve hayvanların sağlığını olumsuz etkileyecek, salgın hastalıklar
artacaktır.
·
4. Dağların zirvelerinde bulunan kalıcı kar örtüsünün
erimesine bağlı olarak çığ ve sel olaylarında artış yaşanacaktır.
·
5. Denizlerdeki su seviyesinin artışına bağlı
olarak deniz akıntılarında değişmeler yaşanacaktır. Bu durum deniz
ekosistemlerinde yaşayan canlılar üzerinde olumsuz etki meydana getirecektir.
·
6. Dünyadaki ortalama sıcaklıkta gözlemlenen
artışla birlikte iklim özelliklerine bağlı olarak ortaya çıkan orman yangını
riski daha da artacaktır.
·
7. Sıcak ve kurak mevsimlerden bitki alanları
olumsuz etkilenecek, otlakların verimliliği azalacak, bununla birlikte
hayvancılıkta verim ve kalite düşecektir. İnsanlar bitkisel ve hayvansal
kaynaklı besinlere ulaşmada zorluk yaşayacaktır. Bu durum kıtlığa yol
açacaktır.
·
8. İnsanlar ve hayvanlar, iklim koşulları
nispeten daha elverişli olan bölgelere göç edecektir. Bunun sonucunda yaşam
alanları daralacak, insanlar arasında sosyal huzursuzluk baş gösterecektir.
·
9. Kutuplardaki buzulların erimesinin sonucu
olarak denizlerdeki su seviyesi yükselecektir. Dünyada yerleşmenin yoğun
olduğu, turizm ve tarım faaliyetlerinin yapıldığı yerlerin alçak alanları sular
altında kalacaktır. Buzulların erimesi kutup ekosistemlerinde yaşayan
canlıların neslinin tükenmesine yol açacaktır.
·
Etkinliğin bu kısmında öğrencilerin
bilgilerini farklı durumlara uygulayarak derinleştirmeleri amacıyla kısa bir
açıklama sunulur. “1995
yılında IPCC’nin (Ülkeler Arası İklim Değişikliği Paneli) hazırladığı raporda,
küresel iklim değişikliklerinin ülkemizdeki olası sonuçları şu şekilde ifade
edilmektedir:
·
2030 yılına kadar Türkiye’nin büyük bir kısmı
oldukça kuru ve sıcak bir iklimin etkisine girecektir. • Yaz ve kış
sıcaklıkları 2 ile 3 °C arasında artacaktır. (Kemal Öztürk, Küresel İklim
Değişikliği ve Türkiye’ye Olası Etkileri)
·
Dünya
Doğayı Koruma Vakfının (WWF) 2008 yılı verilerine göre, dünya üzerindeki
kaynakları günümüzdeki hızla kullanmaya devam edersek 2030’lu yıllarda aynı
yaşam biçimini sürdürebilmek amacıyla dünyamızın iki katı büyüklüğündeki bir
alandan elde edilen kaynağa ihtiyaç duyacağız. Dünyada üretim yapılan alanlar,
dünya nüfusuna oranlandığında bir değer ortaya çıkar. Bu değer bir insanın
beslenme, barınma, ısınma ve oluşan atıklarını etkisiz hâle getirmek için
gerekli olan alandır. Bu alana ekolojik ayak izi adı verilir. Ekolojik ayak
izi, insanların dünya üzerinde bıraktığı olumsuz etkilerin göstergelerinden
biridir. Bireylerin ekolojik ayak izi hesaplandığı gib ülkelerin de ekolojik
ayak izi hesaplanabilir. Dünya Doğayı Koruma Vakfı tarafından ilk kez 2002
yılında birçok ülkenin ekolojik ayak izi hesaplandı. Aşağıdaki sorular veya bu
soruların benzerlerinden elde edilen cevaplara göre bir insanın ekolojik ayak
izi hesaplanabilir.
·
Bir
yılda yediği besinler, tükettiği lif için ekim yapılan alanın büyüklüğü ne
kadardır?
·
Yediği hayvansal ürünlerin elde edilmesi için
hayvancılık yapılan alanın büyüklüğü ne kadardır?
·
Soluduğu
havanın içindeki oksijen için gerekli olan bitki örtüsünün kapladığı alanın
büyüklüğü nedir?
·
Oluşturduğu atıkların yok edilmesi için ne
kadar alan gereklidir? Kişilerin yaşamsal faaliyetlerini karşılarken dünyada
kullanılan alanın büyüklüğü, o kişinin ekolojik ayak izidir.
·
Açıklamanın ardından Raporda ifade edilen verilere göre küresel
ısınmanın ülkemizdeki olası etkilerinin
neler olacağın
Tartışılır ve
http://www.ekolojikayakizim.org/
adresini kullanarak öğrencilerden ekolojik ayak izlerini
hesaplamaları istenir.
Düzgünoğlu, H. (2021).
Yorumlar
Yorum Gönder